21 Temmuz 2026 Salı


Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
İsrail basınında yayımlanan dikkat alımlı bir tahlilde, Tel Aviv idaresinin gelecekte karşılaşabileceği güvenlik senaryoları arasında Türkiye’nin de yer almaya başladığı öne sürüldü. JNS’de yayımlanan tahlilde, İsrail ordusunun deniz ve amfibi harekât yeteneğini güçlendirmeye yönelik son adımlarının, muhtemel bir Türkiye senaryosu kapsamında değerlendirildiği tez edilerek, “Hazırlıklar başladı” tabirlerine yer verildi.
“AMFİBİ HAREKÂT KABİLİYETİ GÜÇLENİYOR”
Analizde, İsrail Savunma Bakanlığı’nın son aylarda “Triton” tipi beş süratli amfibi çıkarma gemisini envanterine kattığı belirtildi.
Söz konusu gemilerin, geçen yıl ABD’den teslim alınan INS Nahshon ve INS Komemiyut çıkarma gemileriyle birlikte İsrail’in denizden güç intikal yeteneğini kıymetli ölçüde artıracağı söz edildi.

Analizde, bu platformların asker, hafif zırhlı araç ve lojistik ekipmanı düşman kıyılarına ulaştırabilecek kapasiteye sahip olduğu belirtilirken, büyük çıkarma gemilerinin ise tanklar ve zırhlı işçi taşıyıcılarını da taşıyabildiği aktarıldı.
İsrailli askeri yetkililerin, bu yetenek sayesinde hava takviyesiyle koordineli formda düşman savunmasını aşabilecek amfibi operasyonların düzenlenebileceğini değerlendirdiği kaydedildi.
“POTANSİYEL TÜRK CEPHESİ” İDDİASI
Analizin en dikkat çeken kısmında ise İsrail ordusu ile donanmasının son periyotta “potansiyel Türk cephesi” üzerinde daha yoğun çalışmaya başladığı öne sürüldü.
Buna münasebet olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump’tan Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına dönüşü konusunda önemli dayanak aldığı ve Trump’ın Ankara’ya bu mevzuda yeşil ışık yaktığı savları gösterildi.

Analizde, İsrailli güvenlik etraflarının, Türkiye’nin F-35 filosuna sahip olmasının İsrail’in bölgedeki hava üstünlüğünü etkileyebileceği yönünde değerlendirmeler yaptığı ileri sürüldü.
TÜRK DONANMASININ GÜCÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Analizde, Türkiye’nin deniz gücüne de geniş yer ayrıldı.
Türk Donanması’nın çok sayıda fırkateyn, amfibi çıkarma gemisi, denizaltı, füze botu ve insansız hava aracı taşıyabilen platformlara sahip olduğu belirtilerek, Ankara’nın deniz gücü açısından İsrail’e kıyasla değerli bir kapasite oluşturduğu söz edildi.
İsrailli savunma etraflarının, Türkiye’nin amfibi harekât yeteneğindeki gelişmeleri yakından takip ettiği belirtilen tahlilde, İsrail’in bu ihtimali göz ardı edemeyeceği savunuldu.

“DONANMANIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI GEREKEBİLİR”
Analizde, Türkiye’nin NATO üyesi olduğu ve resmen “düşman devlet” olarak tanımlanmadığı hatırlatıldı.
Buna karşın İsrail savunma etraflarında “Türk cephesi” kavramının giderek daha fazla tartışıldığı öne sürüldü.
İsrailli askeri yetkililere dayandırılan değerlendirmede, Türkiye’den gelebilecek mümkün direkt askeri tehdide karşı kapsamlı bir hazırlık kararı alınması halinde bilhassa İsrail donanmasının tekrar yapılandırılması gerekeceği, bu türlü bir askeri dönüşümün ise uzun yıllar alabileceği tez edildi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.