26 Temmuz 2026 Pazar

Diyanet cuma hutbesi 24 Temmuz 026 konusu ve PDF metni perşembe gününden erişime açıldı. Cuma namazı öncesi müminlere değerli bilgilerin verileceği cuma hutbesi 24 Temmuz tarihli metninde, “Camilerimiz, kardeşliğimizi pekiştiren; okullarımız, bilgiyle birlikte fazileti öğreten; iş yerlerimiz ise dürüstlüğün, emeğe hürmetin ve helal çıkarın yaşatıldığı yerler olmalıdır. Her birimiz, bulunduğumuz yerde düzgünlüğü temsil edebilirsek medeniyetimiz de güç kazanacaktır.” denildi. İşte, 24 Temmuz 2026 cuma hutbesi metni ile ilgili bilgiler.

İSLAM MEDENİYETİ
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz Hûd müddetinde şöyle buyurmaktadır: “Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih’i gönderdik. O dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan öteki ilâhınız yoktur. Sizi topraktan yaratan ve yeryüzünü imar etme sorumluluğunu size veren O’dur. O halde O’ndan bağışlanma dileyin ve içtenlikle tövbe edin. Elbet Rabbim çok yakındır, dualara karşılık verendir.’”
Aziz Müminler!
Yüce Allah, insanı yeryüzünün bir emanetçisi olarak yaratmış ve ona hayatı imar etme sorumluluğu yüklemiştir. Bu sorumluluk; kentler inşa ederken, ahlak ve faziletin korunduğu bir hayat kurabilmektir. İşte medeniyet, maddi yapıtlarla birlikte manevi bedelleri de yaşatan bu anlayışın ismidir.

Kıymetli Müslümanlar!
Kur’an’ın ve sünnet-i seniyyenin rehberliği üzerine kurulan ve on beş asırlık deneyimle yoğrulan İslam medeniyeti; ilmi ibadetle, çalışmayı dürüstlükle, gücü adaletle, zenginliği paylaşmayla buluşturarak yükselmiştir. Tarih boyunca inşa edilen mescitler, vakıflar ve kütüphaneler; insanımıza hizmet eden, toplumu ayakta tutan bu medeniyet tasavvurunun birer simgesi olmuştur.
Değerli Müminler!
İslam medeniyetinin temel gayesi; kalpleri kazanmak, zihinleri ve gönülleri birebir inanç, his ve mefkurede buluşturabilmektir. “Şüphesiz Allah adaleti, güzelliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, kötülüğü ve azgınlığı yasaklar” ayet-i kerimesinde yer alan ilahi ölçüler bu medeniyetin temelidir. Çünkü, düzgünlüğün unutulduğu ve ahlakın ihmal edildiği bir toplumun kalıcı bir gelecek kurması mümkün değildir.

Aziz Müslümanlar!
Camilerimiz, kardeşliğimizi pekiştiren; okullarımız, bilgiyle birlikte fazileti öğreten; iş yerlerimiz ise dürüstlüğün, emeğe hürmetin ve helal yararın yaşatıldığı yerler olmalıdır. Her birimiz, bulunduğumuz yerde düzgünlüğü temsil edebilirsek medeniyetimiz de güç kazanacaktır. Bize düşen; ecdadımızdan devraldığımız mirası korumak ve onu daha da zenginleştirerek gelecek kuşaklara ulaştırmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun şuurunda ol! Berbatlığın peşinden uygun bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da hoş ahlâka uygun biçimde davran!” buyruğu mucibince, Rabbimize karşı kulluk vazifemizi ifa ederken, insanlığa yararlı olmayı da hayatımızın gayesi hâline getirmektir. Yeniden bize düşen, medeniyetimizden ilham alarak geleceğimizi iman, ilim, hikmet ve hoş ahlakla inşa etmektir.

Kıymetli Kardeşlerim!
Bugün, İstanbul’un fethinin nişanesi ve ecdadımızın değerli emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin tekrar cemaatiyle buluştuğu gündür. Ayasofya Camiinden yankılanan ezan-ı Muhammedî, İstanbul’un fethinde olduğu üzere ulu milletimizin adalet ve merhametinin yeryüzüne duyurusudur. Mescitlerimiz, aziz milletimizin maziyle köprüler kurduğu ve istikbalini yoğurduğu manevi kalelerimizdir. Toplumun her bölümünü; gencini, yaşlısını ve çocuğunu birebir kubbe altında bir aile kılan bu mabetler, birleştirici ruhunu kıyamete kadar sürdürecektir.
Camilerimizin minarelerinden okunan ezanlarımızın gök kubbemizde ebediyen yankılanması niyazıyla; hutbemizi, Tevbe müddetinde yer alan şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: “Allah’ın mescitlerini, lakin Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve sadece Allah’tan korkan ve çekinen kimseler imar edebilirler. İşte onların yanlışsız yolu bulanlardan olmaları umulur.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.